Adana Ekonomisinin Dünü, Bugünü, Yarını Paneli
CUMHURİYETİMİZİN 100'ÜNCÜ YILINI KUTLUYORUZ

Adana Ticaret Odası’nda (ATO) düzenlenen ‘Cumhuriyetimizin 100. Yılında Adana Ekonomisinin Dünü, Bugünü, Yarını Paneli’’nde konuşan Vali Yavuz Selim Köşger, dününü bilmeyenin bugününü anlayamayacağını söyledi. Adana’da 60 gününü tamamladığını belirten Vali Köşger, “Adana’yı, inşallah bugünlerde olması gerektiği noktaya hep beraber taşıyacağız” dedi.
Panele, Adana Emniyet Müdürü Doğan İnci, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tümay, ATO Başkanı Yücel Bayram, ATB Başkanı Şahin Bilgiç, ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, Adana OSB Başkanı Bekir Sütçü, Adana İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar, Adana Gençlik ve Spor İl Müdürü Muzaffer Çintimar, Adana İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Tevke, protokol ve çok sayıda iş insanı katıldı.
“MİSYONUMUZUN FARKINDAYIZ”
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelin açılış konuşmasını ATO Başkanı Yücel Bayram yaptı. ATO’nun 130 yaşında olduğunu belirten Başkan Bayram, ATO’nun, Cumhuriyetle birlikte hızla tüccarın yanında yer aldığını ve günümüze geldiğimizde 35 bin üyeye hizmet verdiğini söyledi. ATO’nun Türkiye’nin en eski odaları arasında yer aldığını da kaydeden Bayram, “İkinci 100 yıla merhaba derken üzerimize düşen misyonun farkındayız ve Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu Cumhuriyetin çok daha ileriye yürümesi için var gücümüzle çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
VALİ KÖŞGER: “SİZ NEREDEN GELDİĞİNİZİ BİLİYORSUNUZ”
Ağacın kökü üzerinde büyüdüğünü ifade eden Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, dününü bilmeyenin bugününü anlayamayacağına vurgu yaptı. Adana’da 60 günü yeni tamamladığını da belirten Vali Köşger, “Hepiniz benden daha çok eski Adanalısınız. Tereciye tere satmak niyetinde değilim. Siz Adanalıya Adana’yı anlatmak niyetinde değilim. Siz nereden geldiğinizi biliyorsunuz. Az önce salona girerken Yücel Başkan, açılmış olan sergide, Türkiye’de ilk tarımsal mekanizasyon fuarının Adana’da açıldığını, onunla ilgili fotoğrafları gösterdi. Bunlar tevekkeli öyle rastgele olan işler değil. Adana’da tarımsal mekanizasyonla ilgili fuarın açılmış olması ufuk, vizyon sahibi cumhuriyetimizin ve Mustafa Kemal Atatürk nezdinde Adana’nın ne kadar önemli bir şehir olduğu, ne kadar bir potansiyeli olduğunun keşfiyle alakalı bir şey aslında. Ve Adana’da bu fuarı açmış. Bir yıl da sergide teşhirde kalmış o ürünler. Tarımsal mekanizasyonun, tarımsal üretimin ve tarımsal üretimin ilk başladığı şehir Adana. Bütün dünyada endüstri devrimini, malumunuz tarımsal üretimin artması ona paralel olarak elle işleyemezseniz, neticesinde makinalaşmaya geçilmesi dünyadaki endüstri devriminin başlangıcı böyledir. Bugün geldiğimiz noktada bir ivme kaybetme belki söz konusu ama realite, coğrafya değişmiyor. Toprak burası. Arz yani. İklim yani. Deniz burada, Toroslar orada duruyor. Çukurova burada duruyor. Sanayi, endüstri tecrübesi burada duruyor. O işi gerçekleştiren insanlar onların ikincil, üçüncül o kuşaklar burada duruyor. Bu tecrübe burada duruyor. Belki biraz tozlanmıştır, belki biraz küllenmiştir. Hep beraber üfleyeceğiz. Bu Adana’yı, inşallah bugünlerde olması gerektiği noktaya hep beraber taşıyacağız” diye konuşarak, bu anlamda çok güzel bir potansiyeli gördüğünü kaydetti.
YURTSEVER: “KURTULUŞ SAVAŞI SONRASI NÜFUS 13 MİLYONDU”
Kısa film gösteriminin ardından panelin 1. Bölümüne geçildi. ‘Adana Ekonomisinin Dünü’ konulu panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Azmi Yalçın yaptı. Prof. Yalçın, Türkiye’de ilk kez Adana’da düzenlenen tarım fuarına 11 ülkeden 46 firmanın katıldığını belirterek, ilk sözü Araştırmacı-Tarihci Cezmi Yurtsever’e verdi.
Adana’nın 1850’li yıllarından başlayarak sunumuna başlayan Yurtsever, kent nüfusunun o tarihte 20 binlerde olduğunu söyledi. Fotoğraflarla, Adana’nın tarihi hakkında bilgiler aktaran Cezmi Yurtsever, Anavarza Kalesi’nden Büyüksaat’e ve Ramazanoğulları’na kadar geçen bölüme ışık tuttu. Kurtuluş Savaşı sonrası Türkiye nüfusunun 13 milyon olduğunu hatırlatan Yurtsever, bunun 5 milyonunun çocuk olduğunu da ifade etti.
MEMİLİ: “SERMAYE MÜSLÜMANLAR ALEYHİNE EL DEĞİŞTİRDİ”
Araştırmacı-Yazar Sedat Memili de, Osmanlı dönemi hakkında bilgiler verdi. Osmanlı İmparatorluğu’nun yenildiğinde kaybedilenin sadece toprak olmadığını belirten Memili, insanların onurunun da gittiğine vurgu yaptı. 1750’li yıllarda Adana’daki meslekleri incelediğini belirten Memili, o döneme ait 97 farklı meslek keşfettiğine de değindi. 250 yıl önceki mesleklerin yarısından fazlasının bugün yok olduğunu hatırlatan Memili, ihtiyaca göre mesleklerin değiştiğini vurguladı.
Osmanlı’nın bir cihan imparatorluğu olduğunun altını çizen Memili, “O zaman sermayenin Müslümanlar aleyhine el değiştirmesi için muazzam zemin oluşturuldu. Müslümanlar çölde yurdu için ölürken azınlıklar rahatça toprağını işleyip zenginleşti” şeklinde konuştu.
KARATAŞ: “ADANA, KÜLTÜR VE SANATI YOĞUN YAŞAYAN BİR KENT”
Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Kütüphane Dökümantasyon Daire Başkanı Ahmet Karataş ise, konuşmasına 1453 yılında İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in bilim, kültür ve sanata verdiği öneme değinerek başladı. Üniversitede son 200 yıla ait basılı, Çukurova ile ilgili görsel ve işitsel doküman topladıklarını belirten Karataş, Adana’nın her dönemde kültür ve sanatı yoğun yaşayan bir kent olduğuna vurgu yaptı.
BAYRAM: “EN ÖNEMLİ EKSİĞİMİZ BİRLEKTELİK”
Verilen kısa bir aradan sonra panelin 2. Bölüme geçildi. ‘Adana Ekonomisinin Bugünü ve Yarını’ konulu bu bölümün moderatörlüğünü de Prof. Dr. Azmi Yalçın üstlendi. İlk konuşmayı Adana Ticaret Odası Başkanı Yücel Bayram yaptı.
Adana’nın en büyük eksikliğinin ‘birliktelik’ olduğunun altını çizen ATO Başkanı Bayram, kent için talepte bulunmak için Ankara’ya ayrı ayrı gitmekle hep beraber gitmek arasında çok fark olacağına dikkat çekti. STK’lar olarak tek tek gitmek yerine odaların, borsanın veya herhangi bir dernek başkanının Ankara’da herhangi bir bakanlığa, ‘Adana’da şu yatırımın yapılacak, ya da Adana’da şunu yapalım’ diye birlikte gitmesiyle tek başına gitmesinin arasında çok farklı olacağını düşündüğü ifade eden Bayram, “1990’lı yılların sonunda Adana’mız Türkiye’de dördüncü il gözüküyordu. Bugün, tarımımız çok iyi. Ana sektörlerimiz, tekstilimiz ve mobilyamız çok iyi. Hala yatırım, çok fazlasıyla geliyor” diye konuştu.
KIVANÇ: “ADANA, MARMARA’YA ALTERNATİF ÜRETİM MERKEZİ OLACAK”
ADASO Başkanı Zeki Kıvanç da, sözlerine başlamadan önce İsrail’in Gazze’deki bir hastaneyi vurması sonucu yitirilen yüzlerce canın insanlık için büyük bir trajedi olduğunu söyledi. Dünyanın İsrail saldırılarına karşı, Gazze’de insanlık son nefesini vermeden bu vahşeti durdurmak için tavır alması gerektiğinin altını çizen Kıvanç, Adana’nın, Cumhuriyetin yeni yüzyılında ülke ekonomisine katkı sağlayacak en önemli illerin başında yer alacağını iddia etti. Adana’nın, Marmara bölgesine alternatif ikinci büyük üretim merkezi olacağına vurgu yapan Kıvanç, “Adana, Türkiye’de sanayi çeşitliliğinde en yüksek olduğu şehirlerin başında gelmektedir. Yüz yılı aşkın bir süredir Adana’nın edindiği sanayi kültürü kentte çok çeşitli üretimin gelişimini desteklemiştir. Adana Sanayisi, 168 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirmektedir. Adana, son yıllarda Türkiye ortalamasının üstünde ihracat yaptı. Adana, 2022 yılında gerçekleştirdiği 3 milyar dolarlık ihracatla toplam 8 milyar dolarlık dış ticaret rakamına ulaşmıştır. Çevre illerle birlikte 8 milyona yakın bir nüfus ile bölgesinde bir çekim merkezi konumunda olan Adana, Türkiye’nin ikinci büyük yatırım ve üretim merkezi olma hedefine emin adımlarla ilerlemektedir. Üç kıtanın kesişim noktası konumunda olan Adana, Avrupa, Ortadoğu ve Avrupa pazarlarının erişiminde önemli transit noktasıdır. Türkiye ulaşım kolaylığı endeksine göre İstanbul, Hatay, Tekirdağ ve İzmir’den sonra ulaşımda Adana 5. Sırada yer almaktadır” şeklinde konuşarak, 1927 yılında yapılan nüfus sayımına göre 225 bini aşan nüfusu ile Türkiye’nin 21. Büyük ili olduğunu hatırlattı.
Adana’nın zaman içerisinde artan sosyo-ekonomik gelişmelere bağlı olarak, artan göç hareketlerinin de etkisiyle, 1990 yılında 2 milyona yaklaşan nüfusu ile ülkemizin 4. Büyük ili konumuna geldiğini belirten ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, günümüzde ise 2 milyon 274 bin nüfusu ile ülkenin 7’nci büyük ili konumunda olduğunu ifade etti.
BİLGİÇ: “ATB, TÜRKİYE’NİN, KURULAN İLK BORSALARI ARASINDA”
Çukurova’nın sadece Türkiye’nin değil, dünyanın çok verimli ovalarının içerisinde yer aldığını belirten Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç ise, borsanın 1913 yılında resmen kurulduğunu hatırlattı. 1860 ve 70’li yıllarda pamuk ticaretinin yapıldığı, pamuk pazarlarıyla başlayan borsacılık geçmişlerinin olduğunu ifade eden Bilgiç, “Yani alıcı ile satıcının buluştuğu yerlerdir. Ticaret Borsası’nın kuruluşuna doğru geldiğimizde Cumhuriyet döneminde bu verimli topraklardan elde edilen pamuğun işlenerek çırçır fabrikalarında işlenerek yine Sümerbank’ın dokuma fabrikalarının Cumhuriyet döneminde kurulmasıyla da bizim hem ordumuzu hem de insanımıza örülen kumaşların sunulduğu Çukurova’ya önderlik yapan Adana Ticaret Borsası’ndan gurur duyuyorum. ATB, Türkiye’nin kurulan ilk borsalarının içerisinde yer alıyor” şeklinde konuşarak, borsa olarak neler yaptıklarına değindi.
Adana Ticaret Borsası’nın bugün itibariyle bin 979 üyesinin bulunduğunu belirten Başkan Bilgiç, üyelerinin yüzde 36’sının yaş sebze-meyve, yüzde 32’sinin hububat ve hububat mamulü, yüzde 11’inin hayvancılık ve mamulleri, yüzde 6’sının yağlı tohum, yüzde 5’inin pamuk ve geri kalan yüzde 10’unun da diğer konularla iştigal ettiğini söyledi.
SÜTÇÜ: “BU MEMLEKET BİZİM DİYECEĞİZ”
Panelde son konuşmacı olarak söz alan Adana OSB Başkanı Bekir Sütçü de, İsrail’i şiddetle kınadığını belirterek, bu durumun kendilerine güçlü ve ekonomik olarak özgür olmayı öğrettiğini söyledi. “Yani bir İsrail’in dünyadaki lobisini görüyorsunuz” şeklinde konuşmasına devam eden Sütçü; “Ufacık bir ülke Filistin’e tüm dünyanın üstüne resmen nasıl geldiğini görüyoruz. Bunlar bize ders olarak geri dönmeli. Ben bir sanayici olarak, bir tüccar olarak bunlardan ders çıkarmayı düşünüyorum. Niye? Hiç kimseye muhtaç olmamak için bu memleket için çalışmamız lazım. Bu memleket bizim diyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu tarihte ‘atalarımızın vermiş olduğu mücadeleden de ders çıkaracağız’ diyorum” şeklinde konuştu.
Şehrin kalkınması için çaba gösteren herkese teşekkür eden Başkan Sütçü, potansiyeli bu kadar yüksek iken neden istenilen seviyede olmadıklarını sorguladı. Bir ülkeyi, bir şehri cazibe merkezi haline getiren konuların olduğuna dikkat çeken Başkan Sütçü, “Bunlar eğitim, ulaşım, sağlık, tarım, sanayi, şehir planlaması, nitelikli insan kaynağı. Şehirden duyulan memnuniyet düzeyini biz nasıl artırabiliriz? Burada Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterimiz var. Onlar konuları daha iyi biliyor. Aşağı yukarı ben bizim ilk Adana’ya göç ettiğimiz zamanlarda Kocavezir Mahallesi’nde kiracı olarak bulunuyorduk. 50 yıl öncesinden bahsediyorum. İnanır mısınız hala o yöre 50 yıl önceki yerde. Hiçbir gelişme olmamış. Siz insanların yaşayacağı bir yeri, Adana’nın geleceğiyle alakalı doğru düzgün bir yer, plan yapamadığınız müddetçe biz hangi gelişimden ve Adana’mızı nasıl sevdireceğimizden bahsediyoruz. Bu bizim elimizde. Niye ben bunu söylüyorum? Adana’mızın planlaması bakımından neler yapmamız gerekiyor? Öz eleştiri yapıyorum. Bir belediye başkanımız geldiğinde belediye başkanlarımızı belki de yeteri kadar eleştirmiyoruz. Olması gerektiği gibi uyarmıyoruz” şeklinde konuşarak, bu konuda çalışmalar yapmadıklarını belirtti.
“SANAYİ SİTELERİNİN DOĞRU DÜRÜST YOLU YOK”
Yıllardır, Adana’nın sanayi sitelerinin olduğunu kaydeden Başkan Sütçü, bu sitelerin doğru dürüst bir yolu olmadığından yakındı. “Pe ki hangi katma değerli ürünlerden bahsediyoruz biz?” diyerek sorgulamasını sürdüren Adana OSB Başkanı Bekir Sütçü, “Nasıl bir katma değer ürün çıkar, orada. İnsanlar, sanayiciler yurt dışından gelen misafire buraları göstermekten utanıyor. ‘Bu şehirleşmenin temelinde söz sahibi olmalıyız’ diyorum. Altını çiziyorum. Burada yanlış anlaşılmasın. Biz burada siyaset konuşmuyoruz. Biz tüccarız. Buradaki başkanlarımızın hepsi, hani tabiri caizse eli taşın altında olan sanayiciler. Yani burada B planı olmayan sanayide. Ve ben de özellikle bunlardan bahsederken de diyorum ki, ben burada konuşurken B planı olmadan konuşuyorum. Yücel Bayram Başkanım çok güzel birlik beraberlikten bahsetti. Bu birlik ve beraberliği topluca Adana’mızın gelişmesi, planlaması bakımından yapmak lazım. Adana’mızın baktığımız zaman sayın genel sekreterim, yani sizin huzurunuzda şunu söylüyorum. Allah’ını seversen, kentin yüzde kaçı imarsız? Ben biliyorum, yaşadığımız kentlerde, ben oturduğum yerde 7-8 yıl sadece oturacak bir imarlı ev aramak için vaktimi geçirdim. Ve 20 yıldan beri belli bölgelerin imarı yok. Şu sorunu var, bu sorunu var. Peki o zaman biz bunlarla ilgili bir sanayicimizin bir girişimcimizin yaşaması için, burada gelişmesi için, çocuğunu okutmak için, öyle bir ortam sağlanmazsa, Adana’ya niye gelsin? O zaman bunları sağlamamız lazım” şeklinde yerel yönetimleri eleştirdi.
Daha sonra panelistlere teşekkür plaketi verildi.
FOTOĞRAFLAR: VEDAT ZÖHRE
HABER: HÜSEYİN AZAR